Sex And The City etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sex And The City etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2011 Pazartesi

biz mutlu yıllar dedik de..

Geçtiğimiz senelerde okuduğum bir kitaptan sonra şansa inanmamaya başlamıştım. Evrene olumlu mesaj yollayacak, olmuş gibi davranıp gülümseyecek ve geri çekileceksin. Ne diliyordun? İşte artık o seninle! Bu kadar kolay bi sistemde geçen sene ne yaptıysam oldu.. Bu senenin başından beri tek bir şey istiyorum, Carlos, o da olmuyor! Anlamıyorum bizim aşkımıza garezin ne evren? Sanırım doğru stratejiyi uygulayamıyorum... Neyse, dönelim mi koskoca bir seneyi terk ettiğimiz o akşama..

Makyaj Çantası ile okuldan çıktık, okulun yanındaki avm'ye girip son gün lakırdısı yaptık. Herkes aynı fikirdeydi. Bugün Badem'den Carlos'un numarasını alıp ona mesaj atacaktım. Yaptım da en nihayetinde; numarayı alıp yazdım mesajı. Bekle bekle cevap yok.. Ben bu arada Yunanistan'dan gelen tek dost dediğim o adam ve yazlıktan arkadaşlarla birlikte X barda eğleniyorum. Bu böyle olmayacak dedim Aseton, at bir daha mesaj. Attım. Aradan bir dakika ya geçti ya geçmedi, Carlos arıyordu!! Öyle uygunsuz bir zamanda aradı ki! Barın en dip taraflarındaydım bir, konuşacak cesaretim yoktu iki, hadi açtım diyelim ne söyleyecektim adama derken arama sonlandı.. Yaklaşık bi yarım saat kadar sonra telefonu duymadım ayağına yatıp mesaj attım, iletilmedi. Ertesi gün tekrar attım, e bu da iletilmedi..


Bugün okula gelmeden Pudra ile "karşılaşmama" ayini yapıyoruz. Dualar, dilekler. Yağmurlu havada okula gitmek kadar kötüsü yoktur! Bugün. Hava yağmurlu, yanımda Eye Liner ve karşımda Carlos! Geç kalmıştık okula. Dönüp baktığını hissettiğim anda bakıp gözlerimi çevirdim. Hay ben şansımı sikeyim.. Ama durun, daha bitmedi!
Yine Pudra'nın gazına geldim, iyi mi? Bir arkadaşın numarasından saçma sapan bir mesaj attık (Carlos ben olduğumu biliyor.) , Pudra'dan gizli yapıp çaldırdık(Carlos ben olduğumu biliyor.) , benden gizli yapıp çaldırdık (Carlos ben olduğumu biliyor.) ve en sonunda mesaj attım. İletildi. Cevap mı? Tabii ki de vermedi! Bir tane daha atsam mı diyorum. Üf bilmiyorum!
Ya hani ben unutmuştum bunu? İlgilenmiyordum. Eşek gibiydi. Beğenmiyordum. Çok değişkenim yahu, bildiğin gibi değil!
Öyle böyle derken yeni yıla girdik işte. Biz herkese mutlu yıllar dedik de, bu yıl gerçekten umduğumuz kadar mutlu olacak mı ondan emin değilim işte. Sizi bilmem ama, en azından Makyaj Çantası'na biraz daha aşk getirmesini diliyorum 2011.
Hadi bakalım, yaşayıp göreceğiz.

Ps: Evet, çok utanıyorum. O son mesajı atmayacaktım! Fazlasıyla hata yaptım. Hani artık yüze bakma olayını falan geçtim..


Aseton

28 Aralık 2010 Salı

Sevişmeden Uyumayalım

Yorgun, yalnız, hasta, mutsuz ve karmakarışık bir haldeyim.. Evet, tam da şuanda bunların hepsini içimde yaşıyorum.. Dilerseniz konunun özünü anlamak için en başa dönelim..
Geçtiğimiz hafta Lipsitck'in doğum günüydü. Günler öncesinden plan yapıp cumartesi günü uygulamaya geçtik. Makyaj Çantası ve çanta dışında kalan ancak neredeyse içindeymiş gibi olan bir arkadaşla beraber caddeye çıktık. Yemek yedik, pasta kestik, bara gidip kafa dağıttık falan.


Tüm bunların sonunda ben, o Hayranım ile buluşacaktım. Makyaj Çantası'ndan en azından Pudra görsün herifi diye, Pudra'yı otobüse bırakma bahanesiyle tanıştırdım. Pudra bu, durur mu? Gıcık arkadaş moduna girip etraftaki yakışıklı erkeklerden, tek gecelik ilişkilerden falan bahsetmeye başladı. Düştü tabii benim Hayranın suratı, sustu konuşmadı. Neyse biz Pudra'yı otobüse bindirdik, cadde boyunca yürümeye başladık. Bu defalarca eve gitmeyi teklif etse de, kabul etmedim. Bi ara sokağa girdik (!) öpüştük falan. Oradan taa, aşağıya kadar indik. Güldük, tartıştık, eğlendik. Tam her şey güzel gidiyor, bu adamla olur belki derken o ağzındaki baklayı çıkardı..  "bu böyle gitmez"den girdi, "sen bana katlanamazsın"la bitirdi konuyu. Artık emindik, aramızda bir şey var ya da yok, tükenmişti.. Onunla da bitmişti.. Ben ilk kez o Yunan'dan sonra birine bağlanabileceğimi düşünmüştüm. Saçma biliyorum, hiç tanımadığım biri için bunları düşünmek.. Biliyorsun bitecek dedik, bitirdik.. Bir daha konuşmama kararı aldık. Ben arada mesaj atar, halini hatrını sorarım dedi. Otobüse bindirirkenki öpücüğünü unutmayacağım sanırım. Gözlerimin içine bakıp, kendine iyi bak dedi... İyi bakacağım dedim kendime, yine yalnız yine tek ve yine sevgiden yoksun, kendime hepinizden daha iyi bakacağım..
O gece arkadaşımda kaldım. Saat üçe kadar mesajlaştık onunla, benim kafa az biraz iyiydi. Zaten içimdeki Carlos da öldü.. Dün, bugün ve bundan sonraki tüm günler için geçerli, bitti içimdeki aşık olma isteği..
Yorgunum ve hastayım.. Hiç kimseyi istemiyorum yanımda. Şarkılar canımı acıtıyor. Nefesim ağır geliyor. Üzgün müyüm? Emin değilim.. Sadece içim karışık ve darmadağın.
Uzun bi ilişkiden savaşla çıkmış, üstelik yenilmiş gibi anlattığımın farkındayım ama hoş değil vedalar, bilirsiniz..

Ps: Yine kendine kaldın Aseton. Hadi onu da geçtim, elindekini tutamama konusunda bu kadar yeteneksiz değildin sen be!


Aseton
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...